Yönetimi ile ciddi sorunlar yaşayan, hafta içinden kalma antreman eksiği olan Diyarbakır'a karşı oynadık. Hepsinden önce ben aksine bu tür durumların futbolcuları daha iyi motive ettiğini düşünüyorum. Tabii ki fizik kondisyon açısından aynı şeyi söyleyemeyiz fakat psikolojik olarak daha bi' motive oldukları kanaatindeyim.Maç kadrosuna baktığımızda 'Golü takım atar'ı bi' kenara bırakıp o son vuruşu kimin yapacağı sorusuna cevap aradığımız vakit karşımıza çıkan ilk isim olarak görülen Nobre'nin haftalardır süren kötü performansına iyi bi' forvet oyuncusu olmayışı ve mevkiisini kaybetmesi de eklenince erken bi' gol bizim için çok daha önemli bi' hâl aldı maç başında. Öncelikli olarak zamanında eleştirdiğimiz İbrahim Kaş'tan bahsetmek gerekiyor. Son karşılaşmalarda özellikle ileri uçta yaptığı bindirmelerle takıma bi' etkinlik ve ayrı bi' hava katıyor yalnız aldığı topları daha olumlu kullanması gerekir. Keza İbrahim'in oyunundan ziyade Beşiktaş'tan gitmesi ve tekrar yanlış strateji ile gelmesidir eleştirilen nokta.
Solda İsmail, İbrahim kadar etkili olmadığından sol kanat etkinliğimizi kaybettik. Nitekim maçın başından sonuna kadar kapalı oynayan bi' takıma karşılık -o kadar ki 90 dakika boyunca 1 ofsaytımız dahi yok- İsmail'in 1 kere olsa çizgiye inip orta açtığına şahit olmadım. Tabata'yı engellediği pozisyonu saymazsak tabii.
Bu şartlarda karşımıza çıkan ve kapalı bi' oyun oynayacağı aşikar olan, göbekten atak geliştirmekten ziyade kazandığı topları uzun oynayarak ileri uç elemanları ile etkili olmaya çalışan Diyarbakır'a karşı tek ön libero ile oynayabilirdik muhtemelen. Ceza sahası içine 'iğne bile atsak düşmeyecek' anlarda bırakın iğneyi, biz top atmayı denedik. Kaçırılan basit, şanssız pozisyonlarımız vardı evet ama biz böyle kapanan rakiplere karşı öncelikli olarak özellikle maçın başlarında uzaktan şutlar ile etkili olmalıyız. Nitekim Diyarbakır karşısında Nobre gibi karambolleri seven bi' forvetimiz de vardı ki mutlaka uzaktan şutlar atmalıydık.
Nihat'ın kötü oynadığı, beklenen Nihat olmadığı kesin. Yalnız ıslıklamak yakışık almıyor. Kaptan(!)'ı eski günlerindeki gibi görmek ümidi ile.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder