29 Ekim 2009 Perşembe

27.10.1998 Salı

Blog'un en büyük emektarlarından, Canım Kardeşim BERDANIM'ın doğum günü. Abisinin dünyasına doğan güneş. En güzel, en içten gülücüğüm. En saf gözyaşım. Padişahım çok yaşa, İyi ki doğdun Tosun Paşa!

Doğum günü kutlamasında daha ben hediyemi takdim etmeden hediyeyi açmış, hatta giymiş dahi. Hoş, doğum günümde bana Baklava desenli formayı hediye ederken 'Doğum günümde Kartal Pençeli Forma'yı isterim haaaa' diye siparişi vermişti bile. Hani yanımda uyurken uykuda hafif dönüp mırıldanırken kulağına fısıldamıştım 'Siyah' diye, yapıştırmıştın hemen 'Beyaaaaaz' diye.

Nice yıllara, iyi ki doğdun Tosun Paşa!

Ne Mutlu


Ne Mutlu Atatürk Nesline, Ne Mutlu Cumhuriyet'e. Kutlu Olsun.

28 Ekim 2009 Çarşamba

Hayalin Kapalı'da Merhaba Son HoligAn

Banner için TribünDergi'den miladımsensin'e teşekkürler.

26 Ekim 2009 Pazartesi

Wolfsburg 0 - 0 Beşiktaşımız


Öncelikli olarak Şeref Bey'i aratmayan taraftarın hakkını vermek lazım, helal olsun.
Kadroya bakınca Mustafa Denizli kanımca çıkabilecek en ideal kadroyu çıkartmıştı. Rakibi karşılayacak, kaleye yaklaştırmayacak iki ön libero ve kazanılan toplarda orta sahada basan Wolfsburg'a karşı kısa paslarla oyunu rakip yarı alana taşıyabilecek bi' orta saha.
Bu sene takım olarak en beğendiğim yönümüz orta sahadaki isabetli yakın paslarla oyunu açarak atağa kalkmamızdı. Wolfsburg maçında da özellikle Ekrem ve Fink'in bu topları olumlu kullanamaması atak yönümüzü durduran etken oldu. Takımın sahadaki dizilişi daha yakın olsa Ekrem çalımlara gerek duymadan yakın oynayarak topu ayağımızda tutan taraf olsak daha etkili olabilirdik. Maçın başlarında Sivok'un Dzeko'ya 3 kafa topunu da vurdurması sonucu Dzeko'yu hava toplarında etkili Ferrari'nin marke etmesini bekledim. Neyse ki bu şekilde bi' gol yemedik. Maçın büyük bölümünde sol kanattan saldıran Wolfsburg'a karşı İbrahim Kaş sağ bek'te çoğu zaman etkisiz kaldı. Daha yakın olduğu topları dahi kaptırdığı oldu ki fazlaca kondisyon eksikliği göze çarptı fakat maçın en olumlu hareketine imza attı Grafite'yi attırarak. En azından Tabata oyuna hemen dahil olsa 3 puanı hanemize yazdırabilirdik fakat Denizli'ye kızmamak lazım bu hususta. Wolfsburg deplasmanındasınız, kesinlikle iyi bi' takıma karşı oynuyorsunuz ve forvette Dzeko var.
Manchester'ın kazanması bizim açımızdan çok iyi oldu ve Şeref Bey'deki maç çok daha bi' önemli oldu artık. Onunla ilgili kelamımıza da yazarız nitekim.

Alamut Kalesi, Yani 'Kartal Yuvası'


Abiler öncelikli olarak belirtmek gerekir ki bi' süre blog'a giremedim. Bilgisayar'dan pek anlamayıp blog işine el atma cürretinde bulunmuş birisi olarak uzun bi' süre blog'a her girdigimde -her blogda aynı hata- sayfanın otomatik olarak kapanmasının çözümünü bulamadım. İki maç atladım, kazandık. Totem mi yapsam : )


Velhasıl. Kitaplara bakıyorum, şu kapak dikkatimi çekti. Kapağın arka yüzünde açıklamasını okurken ''Bu yerin ismi Alamut Kalesi'dir, yani Kartal Yuvası'' yazısını görünce 'Tamam' dedim, bu kitabı okuyacağım. Daha sonra yazarın doğum tarihinin 1903 olduğunu görünce 'ne oluyor lan?' demedim değil.


Hasan Sabah'ın Alamut Kalesi'nin, Cennet bahçelerinin ve fedailerinin tarihi romanı diyelim ve okunması gereken bi' kitap olduğunu ekleyelim.

15 Ekim 2009 Perşembe

'Takıma Dönüyoruz'


Başkalarının harcı değildir ve aslada olmayacaktır bizlerin hikayesini yazmak. Nasılki Beşiktaşlılar olarak bugüne kadar tribün birliğimizin göstermiş olduğu olgunlukla hareket ederek tribünlerde yer almışsak yarında aynı olgunluk ve inançla omuz omuza vererek Beşiktaşımızla birlikte olacağız. Daha 8.haftadakı ızdırabın yaratmış olduğu infiale katlanmak mümkün değildir. O yüzden bir an evvel takıma dönüp gereken desteği layıkıyla vermemiz icap etmektedir. Protesto etmek en doğal hakkımız olmakla berabertakımın çıkarlarınıda düşünmek bir okadar metazoridir. Derbiler ve önemli maçların başlayacağı döneme,tribünleri hazır halde görmek istiyoruz. Beşiktaş camiasına hürmetlerimizle.
ÇARŞI


Sezonun ortasında Feldkamp'tan görevi devralan Briegel o sezon 12 maç üst üste galibiyet seriisi ile Galatasaray maçında Halilagiç'in geri pasına Fevzi topu ıskalamasa Şampiyon dahi yapabilirdi bizi. Kendisinden bi' şey beklenilmemesine rağmen. Önümüzdeki sezon Briegel ile anlaşılmış olunmasına rağmen Briegel ile yola devam edilmedi, gönderildi.

Briegel'in gönderilmesi tarafımızdan sevinçle karşılanmıştı bi' nevi. Nitekim iyi yolda olan bi' takım olmasına rağmen yardımcısı Ahmet Akcan Galatasaraylı'ydı ve Beşiktaş taraftarı Ahmet Akcan Kulüp'ten gönderilmesini istiyordu. 'Takım iyi gidiyor' bahanesinin arkasına sığınıp susmaktansa Ahmet Akcan'ın gönderilmesi tercih edilmişti. Aynı şekilde takım pek iyi gitmese dahi -Demirören ile geçirdiğimiz seneler ile kıyaslayarak pek tabii ki örnek gösterilebilir diye düşünüyorum- gönderilen bi' Erman vardı. 'Heee. Lan o iş bugün gene olsa gene gönderilirdi' denilecek olursa ben bugün Beşiktaş'a küfür etmiş Nilay Yiğit'i Beşiktaş Basketbol Takımı'nda gördüm. Tepki verdiğim için Akatlar'da kavga edecektim hatta neredeyse.

Serdar Bilgili dönemindeki olası 'Carlsberg İnönü Stadyumu' da örnek gösterilebilir nitekim büyük tepki gören bi' ihtimal olmuştu. Velhasıl burada tek tek Yıldırım Demirören'e neden istifa denilmesi gerektiğini yazacak değilim. Aşağıdaki postlarda var nitekim. Anlatılmak istenilen 'Takıma destek'in sadece arkasına sığınılan bi' bahane olduğudur.

'İyi günde kötü günde' bilekliğini günde bilmem kaç defa 'Kötü günde' yazan kısmı üstte duracak şekilde düzeltecek kadar romantik, bi' o kadar kötü gün taraftarıyız biz nitekim. Bunun akabinde Beşiktaş'ın ilkeleri ve Beşiktaşlı Duruşu ile doğru orantılı olarka yönetilmediğini defalarca söylemiş olmamıza rağmen bize hep söylenen 'Aman takım etkilenmesin' oldu. Şampiyonluk'tan kopan bi' takımdan bahsettiğimiz zaman da 'Aman Fener maçı var, takım etkilenmesin' oldu. En son Manisaspor maçı, ligin son maçı ve bi' çok şeyin değiştiği maç oldu. Beşiktaş değerleri için 'İstifa' diyen Beşiktaş taraftarına yanıt: 'Sabote Etmeyin Uefa'ya gidelim! Biz Beşiktaşlılık'tan bahsederken Futbol Takımı'nın gidişatından dem vuruldu. Şahsım adına Beşiktaşlılık Beşiktaş'tan da öte gelen bi' duruştur.

Bugün yukarıdaki açıklama ile gene bi' şekilde protestoların susuturlması gerektiği söyleniyor. Beşiktaş elden gidiyor olsa dahi sebep: 'Takıma dönüyoruz' oldu. Buyrun ağalar. Daha iki hafta öncesine kadar senin tribününe paralı askerlerini sokup çoluk-çocuk dinlemeden 'İstifa' diyenlere dayak attıran bi' Başkan'ın var ve sen hâlâ 'Takıma destek olmak'tan bahsediyorsan yazık, yazık.

Çarşı her Beşiktaşlı'nın yağmur yağdığında sığınabileceği bi' şemsiyeydi hani.
Girdiniz şemsiyenin altına, Gerçek Beşiktaşlılar dışarda.